EĞİTİMİŞ ANTALYA ŞUBESİ

 Editör :

 Eğitimİş ¬

 Tarih : 15.11.2008

 AB VE TÜRKİYE’DE SENDİKAL SÜREÇ
AB VE TÜRKİYE’DE SENDİKAL SÜREÇ

                      AB VE TÜRKİYE’DE SENDİKAL SÜREÇ




 




          Yeni bir sendikal kazanımmış gibi gözüken, AIHM’ in “memura toplu sözleşme” ile ilgili kararının ardından Kamu İşgörenleri arasında çeşitli yorumlar yapılmaya başlandı.




            Nedense Ekim 2004 tarihinde hükümetin Kamu İşgörenlerine yaptığı zamma tepki gösteren konfederasyon başkanlarının AIHM ve ILO’ ya başvurmaya düşündüklerini yazan gazete haberlerini hatırladık. Yine aynı konfederasyonlar ve sendikalar, sendikal hak gaspları karşısında; yeni bir devlet oluşturma sürecindeki emperyalist Avrupa Birliğinin komiserlerinden Verheugen’e Türkiye’ yi şikayet ediyorlardı. O günlerde nasıl olur da bağımsızlık ve ulusal egemenlik konusunda en küçük bir duyarlılığı ve onuru olan kişi, kendi ülkesini bir başka ülkenin bakanına şikayet edebilir diye düşünmekten kendimizi alamamıştık..




            AIHM ve ILO elbette farklı nitelikte örgütlerdir. AIHM ve ILO şikayet mekanizmaları yeterince etkili değildir. Hele ILO söz konusu ise yaptırımların yetersizliği ortadadır.   




            Oysa 1961 Anayasasından itibaren, Anayasamızda yer alan “ usulüne göre yürürlülüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa mahkemesine başvurulamaz” hükmü zaten tüm Kamu İşgörenlerine toplu sözleşme ve grev hakkı vermekteydi. Ancak hem hükümetlerin uygulamadan kaçması hem de sendikaların  hukuksal mücadele vermeyişinden, hiçbir zaman Kamu İşgörenlerinin gündemine toplu sözleşme taşınmamıştır. Mayıs 2005 te Anayasının 90. maddesine eklenen; “usulüne göre yürürlülüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” hükmü ile de artık AIHM ya da ILO’ ya gitmeden toplu sözleşme ve grev hakkını biz Kamu  İşgörenlerine vermekteydi. Yani ILO sözleşmelerinin sağladığı hak ve özgürlüklerle, Türkiye yargısının yaptırım gücü bütünleşmişti. 87 ve 98 sayılı sözleşmelerin verdiği hak özgürlükleri almak için neden Türkiye yargısının kapısı çalınmadı da AIHM ve ILO kapılarında beklendi? Neden AB ilerleme raporlarında sendikal hak ve özgürlükler konusunda bugüne kadar bir dayatma olmadı da şimdi neden AIHM bu kararı verdi?




            Yakın tarihimizde yaşananlar bu sorulara ışık tutacak niteliktedir. Bir yönü Türkiye sendikacılık tarihiyle bir başka yönü de Avrupa sendikacılık tarihi ile cevaplandırılabilir. 1919-1922 yıllarında, sendikalar ve sendikacılar; başta İştirakçi Hilmi olmak üzere, Anadolu’daki Kurtuluş Savaşına destek vermemiş, “bu savaş işçi sınıfının meselesi değildir” demiştir. Üstelik 1 Mayıs eylemleri için; Anadolu’daki Kurtuluş Savaşına destek vermemek şartıyla İngilizlerde de önemli miktarda para yardımı almıştır. Diğer bir yönü ise 1919-1922 yıllarında Uluslar arası Sendikalar Konfederasyonun ( IFTU )- ki ağırlığını Avrupa’nın emperyalist ülkelerinin işçi sınıfları ve sendikaları oluşturuyordu- Anadolu’daki anti emperyalist Kurtuluş Savaşımız ile ilgili bir karar ve görüşlerinin olmamasıdır.




            Daha yakın tarihimize gelirsek; 2000 yılında KESK, DİSK ve HAK-İŞ’ in AB’den 1 milyon avro almasıdır. Kendi üyelerine bile alınan paraları açıklayamamış olan bu konfederasyonlar acaba  karşılığında ne vermişlerdi? “Eğitim çalışması” adı altında alınan bu paralarla hangi sendikal anlayış kazandırılmıştı?..




            Yine dünya ve Avrupa sendikal hareketinin  yakın zamanda neler yaptığına ya da yapmadığına göz atalım. Başta ILO ve ETUC olmak üzere Avrupa sendika ve konfederasyonları, ne Afganistan’ın ve Irak’ın işgaline ne de Yugoslavya ve Arnavutluk’un parçalanmasına ses çıkarmamışlardır. Ne de Türkiye’yi etnik, dinsel ve dilsel temelde parçalanmaya götürmeyi hedefleyen AB dayatmalarına!




            Çünkü AB sendikaları emperyalist devletlerinin, emperyalist politikalarına ses çıkarmadığı sürece sömürüden pay almaktadır. AB sendikalarının; AB’den ve kendi devletlerinden aldıkları paralar üçüncü dünya ülkelerinin bir çoğunun gelirlerinden bile fazladır. Yani AB sendikaları sömürüye ortak olmuşlardır! Bu ortaklığı da kulağa hoş gelen bir kavram olan “sosyal diyalog” adını vermişlerdir. Hani DİSK’in sıkça dile getirdiği kavram!




            Bugün Türkiye’de; AB fonlarından para alan sendika ve konfederasyonlar, Mustafa Kemal’ e ve kurduğu Cumhuriyete sahip çıkmamaktadır. Aynı 1919-1922 yıllarında olduğu gibi, ulus devletimize, Mustafa Kemal’ e ve Cumhuriyetimize sahip çıkmamak şartıyla paralar almakta ve emperyalist AB politikalarına doğrudan ya da dolaylı destek vermektedirler. Ne yazık ki sömürüye ve sömürünün ortaklarına tutsak olmuşlardır. İşte bu nedenledir ki çalınacak kapı olarak Türkiye yargısının ve Cumhuriyet hukukunun kapılarını değil tutsak oldukları AB kapılarını çalmaktadırlar.




            Doğal olarak tüm Kamu İşgörenleri, AIHM’ den çıkan toplu sözleşme kararını bir kazanım olarak görecek ve AIHM’ e giden sendika ve konfederasyonları umut olarak görmek isteyecektir. Hatta tüm sendika ve konfederasyonlar, AIHM ve ILO’ dan medet bekler hale gelecektir. Peki AIHM neden bu kararı vermiştir? Çünkü Türkiye’ deki EĞİTİM_İŞ ve BİRLEŞİK KAMU-İŞ’ in dışındaki işçi ve memur sendikalarının çoğu AB fonlarından yararlanarak AB güdümüne girdiklerinden, doğrudan ya da dolaylı olarak emperyalist politikalara destek verdiklerinden, AIHM yani AB bu kararı vermiştir. AB bilmektedir ki, Cumhuriyetimiz yok edilirken, ulus ve ülkemiz parçalanmak istenirken, tutsak olmuş bu sendika ve konfederasyonlardan artık ses çıkmayacaktır. Bu kararın arkasındaki bir diğer nokta da devrimci Kemalist ve tam bağımsızlıktan yana tavır koyan sendika ve konfederasyonların kitlesini zayıflatmak, sömürüye tutsak sendikaları güçlendirmek gerçeği yatmaktadır. Ancak bilmedikleri bir gerçekte EĞİTİM-İŞ’in AB’ nin emperyalist hedeflerine  asla izin vermeyeceğidir!




            Tüm bu gerçeklerin delili de AKP’ nin sözde sivil anayasa taslağı tartışmalarında, AB’ye tutsak olan sendika ve konfederasyonların tavırlarıdır. Hemen hepsi sözde sivil anayasayı destekleyen açıklamalar yapmışlardır. Bu sözde sivil anayasanın; bırakın ulus ve ülke bütünlüğünü yok edecek olmasını, şu anda var olan sendikal hak ve özgürlüklerimizi yok edecek olduğunu görmezden gelmişlerdir. Nasıl mı?




            Anayasanın 90. maddesi gereğince uluslar arası sözleşmelerin geçerliliğini söylemiştik. Taslaktaki sendikal başlıklar eğer kabul edilirse, uluslar arası sözleşmelerin doğrudan uygulanırlığı ortadan kalkacaktır! Sözde sivil anayasanın 67. maddesinin, 5. ve 6. fıkraları, uluslar arası sözleşmelerin doğrudan uygulanırlığını ortadan kaldırmaktadır. Yine sözde sivil anayasanın 47. ve 48. maddelerinde de sendikal hak ve özgürlükleri kısıtlayan, anlaşılmaz ve yoruma dayalı ifadeler yer almaktadır. AKP’ nin bu gerici anayasa taslağını destekleyen  işçi ve memur sendikaları acaba bu gerçekleri göremediler de mi AKP’ yi desteklediler yoksa AB’ den aldıkları paraları hak etmek için mi desteklediler?! Eğer göremedik diyecek yürekleri varsa da sendikacılığı bıraksınlar! Daha bu Eylül ayında AB, tam 1 milyon avroluk bir parayı DİSK: TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’ e ayırdı. “TR 0604 04.ETUC/02” referans kodlu proje! Projenin hedeflerini anlatmama gerek bile yok. Eminim AB en kısa sürede Anayasanın değiştirilemez maddelerini değiştirmenin yollarını bulmak ve AKP’ nin sözde sivil anayasasını savunmaları için de memur sendikalarına milyon avroluk projeler hazırlayacaktır..




            Saygı değer Eğitim ve bilim İşgörenleri, son olarak Osmanlıya 1839 Tanzimat ve 1856 Islahat fermanları ile getirilen sözde yenilikler, Osmanlının parçalanma sürecinde uygulanmaya konulduğu için (  bu yenilikler iç dinamiklerin mücadelesi sonucu kazanılmadığından ) Osmanlının sonunu getirmiştir.




            Bugün de aynı durum söz konusudur. Anayasamızda var olan ama iç dinamiklerin mücadelesi sonucu başarılı olmayan ( açıklanan AB gerçeklerinden dolayı ) toplu sözleşme hakkı, Türkiye’ nin, ulus devletimizin parçalanmasının hedeflendiği bir ortamda  hangi ülkede uygulanacaktır!.  Ülkemizde onlarca ulusun olduğunu söyleyen, bunun alt yapısını oluşturacak anayasa değişikliğini sonucunda hangi ulusun sınırları içinde uygulanacaktır!.




            Biz “ önce ülke sonra sendika” derken, bu gerçeklerden yola çıktık. Parçalanmaya giden yarı sömürge hatta sömürge durumuna düşürülmüş bir ülkenin Kamu İşgörenleri olarak, önce bağımsızlığımıza, ulus ve ülke bütünlüğümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki sömürgelerde demokrasi yoktur ve demokrasinin olmadığı yerde de emekçilerin hakları yoktur. Ülke bağımsızsa, ulusun egemenliği varsa, o ülkede demokrasi ve emek mücadelesi gerçekleşebilir. Bunun yolu da tüm gerici, işbirlikçi güçlerin emperyalizmle bağını kesmek tüm eğitim ve bilim işgörenlerini EĞİTİM-İŞ çatısı altında birleşmesi olacaktır. Sendikal hak ve özgürlükler kazanma noktasında EĞİTİM-İŞ’in tavrı Cumhuriyet yargısının kapısını çalmak olacaktır. Mustafa Kemal ATATÜRK’ ü yok etmeyi hedefleyen AB’ nin kapısı asla çalınacak kapı olmayacaktır.




            Tüm eğitim ve bilim işgörenlerine büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün şu cümlesi ile sesleniyoruz: “ Yurdu çöküntüden kurtarmak için ulusun tüm güçlerini esaslı bir örgütte birleştirmekten başka çözüm yoktur.”




            Kamu oyuna saygılarımızla… 14.11.2008




                                                                                            

 Kaynak :   Yazdır Tavsiye Et Yorum Yaz
 Kategori ¬ YAZILAR

 Bu Haber 586 Kişi Tarafından Okundu.

Habere 0 Adet Yorum Yapılmış     Onay Bekleyen  0  Yorum Var
    
    
Sayfalar  1

Bir dershane öğretmeninin insanca yaşam çığlığı

AB VE TÜRKİYE’DE SENDİKAL SÜREÇ

AB VE TÜRKİYE’DE SENDİKAL SÜREÇ

14 MART TIP BAYRAMI VE SAĞLIKTA KAYBEDİLENLER

14 MART TIP BAYRAMI VE SAĞLIKTA KAYBEDİLENLER

Atatürk Suçludur.

Atatürk Suçludur.

Uğur Mumcu :Sorumlu olmak+Uyan

Uğur Mumcu :Sorumlu olmak+Uyan

ADD Antalya Şube Başkanı

ADD Antalya Şube Başkanı

Bir sevdadır öğretmen olmak

Bir sevdadır öğretmen olmak

Ana Dilde Eğitim

Ana Dilde Eğitim

 Kategoriler
 Anasayfa
 EĞİTİMİŞ TÜZÜĞÜ
 HABERLER
 YÖNETİM
 ÖZLÜK VE HUKUK
 BASIN AÇIKLAMALARI
 RESİMLER
 BASINDA EĞİTİMİŞ
 DAYANIŞMA
 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ
 ETKİNLİKLER
 LİNKLER
 YAZILAR
 Editör Girişi
 
 Editör Adı
 
 Şifre
 
 Güvenlik Kodu
 Güvenlik Kodu Onay
 
 Şifremi Unuttum
 Editörlük Başvurusu
En Yeni Haberler

 HABERLER...  Bölge Örgütlenme Toplantısı Yapıldı

 BASIN AÇIKLAMALARI...  İsrailin vahşi saldırısını kınıyoruz

 HABERLER...  Mahkemenin "Cumhuriyet Mitingleri Kararı"

 BASIN AÇIKLAMALARI...  Okulların Elektriği Kesilemez

 BASINDA EĞİTİMİŞ...  Basında Antalya Eğitim İş

 ETKİNLİKLER...  YEREL YÖNETİMLER ÇALIŞTAY VE PANELİ

 HABERLER...  DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY’I SAYGIYLA ANIYORUZ..

 BASIN AÇIKLAMALARI...  Öğretmenevi bandrol ücretine yüzde 330 zam

 HABERLER...  Okullarda Ampul Dağıtımı

 HABERLER...  ÇALIŞTAY VE PANELE ÇAĞRI

 HABERLER...  Temsilciler Kurulu toplandı

 HABERLER...  Bayramınız Kutlu Olsun

 YÖNETİM...  İl ve İlçe Yönetim Kurullarımız

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ...  KORKUTELİ İLÇE TEMSİLCİLİĞİ

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ...  Eğitim-İs Korkuteli Temsilciligi Yemeği

 YAZILAR...  Bir dershane öğretmeninin insanca yaşam çığlığı

 HABERLER...  MEB'den: Öğretmen ihtiyacını gizleyin

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ...  Manavgat Temsilciliği

 ÖZLÜK VE HUKUK...  Ekders mücadelemiz

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ...  Alanya Temsilciliği Yeni Yönetimi
En Popüler Haberler

 YÖNETİM... Yeni Yönetim Kurulumuz

 YÖNETİM...  YÖNETİM KURULLARIMIZ

 HABERLER...  Eğitim Sen'den Eğitim İş'e katılımlar

 BASIN AÇIKLAMALARI... İLKSAN'DA NELER OLUYOR?

 HABERLER...  ‘Kadın Komisyonu’ kuruldu.

 BASINDA EĞİTİMİŞ... Basında Antalya Eğitim İş

 HABERLER...  'İstiklal Marşı okunmasın'

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ... Gazipaşa Temsilciliği kuruldu

 EĞİTİMİŞ TÜZÜĞÜ... EĞİTİMİŞ TÜZÜĞÜ

 HABERLER... SON NOKTA DERGİSİ / Önce ülke, sonra sendika

 ÖZLÜK VE HUKUK... Eğitim Kurumları Müdür Yardımcılığı Seçme Sınavı

 ETKİNLİKLER... Uğur Mumcu'yu sevgi ve özlemle anıyoruz

 ÖZLÜK VE HUKUK... Kredi Kartından Yapılan Kesintiler

 BASIN AÇIKLAMALARI... Basın açıklamamız ve basında çıkanlar

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ... Alanya Temsilciliği kuruldu

 BASIN AÇIKLAMALARI... ANTKART’A DİKKAT

 ETKİNLİKLER... 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutladık

 HABERLER... Atatürk ve Çocuk reklam filminde değişiklik

 İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ... Manavgat Temsilciliği

 HABERLER... MEB Personel Genel Müdüründen, skandal niteliğinde bir yazı

ADRES: Balbey Mah. 410 Sk.
            Necati Bey İş Merkezi Kat: 3
                (Merkez İşbankası Arkası)
                                     ANTALYA
© Copyright - 2006-2019 
EĞİTİMİŞ ANTALYA ŞUBESİ
Bu Site Ramazan AZITEPE
Tarafından Yapılmıştır.